24 Mart 2012

Sevdan Bende Pir Olalı

                               Bülbül ötmez çiçek kokmaz
                             Sevdan bende pir olalı
                           
                                Aşkın uçsuz bucaksız deniz misali 
                             Sevdan bende pir olalı

                              Avare gezer dururum 
                            Belki yollarda onu bulurum
                           Rabbimden çare diler dururum
                         Sevdan bende pir olalı

                       Herkese oldum bigâne
                      Onsuz cennet ne çare
                       Sensiz olamam tek hane
                      Sevdan bende pir olalı

                     Saatler geçmez günler bitmez
                    Sevdan bende pir olalı

                   Kış gitmez bahar gelmez
                   Sevdan bende pir olalı


                                                                         M.Talha Gürsoy

17 Mart 2012

Polis Hala Nöbette


                                        Başın girdiğinde derde her daim görevde
                                                  Sen güvende uyu diye Polis hala nöbette

                                         Taşlarla sopalar atıpta yardığın baş
                                                  Her afette gelir kapına elinde, aş

                                         Daha kendi yavrusunu öpmeden
                                                 Senin çocuğun için göreve giden
    
                                         Sen sıcak yatağında yatar iken
                                                En karlı dağı aşıp bayrağımızı diken

                                         Yedi yirmidört daima görevde
                                               Sağ elde silah , solda ise kefenle

                                         Hanım evde çocukla bekler hasretle
                                               Sen rahat uyu diye polis hala nöbette

                                         Vatan millet aşkıyla çarpan kalpler
                                              Bu aşk yolunda verilen son nefesler

                                         Gözü yaşlı eş tabut başında bekler
                                            Baba dimdik ayakta ''Vatan sağ olsun '' der

                                         Ana yüreğidir bu dayanmaz
                                             Giden yiğidin ardından çare aranmaz
                              
                                        Devresi şehit olduğunda bile
                                             Sen rahat uyu diye Polis hala nöbette

                                                                                                     M.Talha Gürsoy

Gökyüzü Karanlık

          Başımı öne eğmiş sahil boyunca yürüyorum
          Sert rüzgarlar esiyor paltoma sarılıyorum
          3-5 adımda bir gökyüzüne bakıyorum
          Gökyüzü Karanlık

          Sanki bana bir şeyler anlatmak istiyor
          Ben yerdeki kötülüklerin yansımasıyım diyor
          Arada sırada yıldız kayıyor ama bakıyorum
          Gökyüzü Karanlık

          Bir kendime birde gökyüzüne bakıyorum
          Kendi kendime ''Ben bu karanlığı hakediyorum''
          İyi insanlarıda düşünüyorum ama bakıyorum
          Gökyüzü Karanlık

          Ay parlak yüzüyle bana doğru bakıyor
          Gökyüzünün karanlığında sanki boğuluyorum
          Aklıma yarın güneşin doğacağı geliyor ama bakıyorum
          Gökyüzü Karanlık


                                                                                           M.Talha Gürsoy

Bunu Bil Yeter

Sanki, sensizliğin harmanında boğuluyorum
Seni ne zaman görsem dilim tutuluyor, konuşamıyorum

Ah bir bilsen , aşkından yanıp tutuşuyorum
O gülümsemenle, kendimi gökyüzünde buluyorum

İki kelimen beni mutlu etmeye yeter
......
....
Seni Seviyorum
....
......

Demesende Seni Seviyorum bunu bil yeter

                                                                               M.Talha Gürsoy

 

Çanakkale

                                     Adın nam salmış her diyara
                                     Mahşeri yaşatmış yedi cihana
  
                                     Türk'ü, Kürt'ü, Çerkez'i, Laz'ı
                                     Omuz omuzaymış bu savaşta
                                     
                                     Namlunun ucunda cenneti görenler
                                     Başka bir şey düşünmeden harp edenler

                                     Ya  Allah deyip ikiyüz yetmiş okka çekenler
                                     En çetin ordulara boğazı dar edenler

                                     Yetmiş yiğitle bir alayı zapt edenler
                                     Nusretin mayınlarıyla koca donnanmayı yerle bir edenler

                                     Daha Türk'ü tanımadan savaşa gelenler
                                     Elimizde Kur'an'ı görünce saf değiştirenler

                                    İstanbul'u ele geçireceklerini zannedenler
                                    Elbet bir gün anlayıp vazgeçecekler
                         

                             
                                                                                                                    M.Talha Gürsoy

16 Aralık 2011

Neden?


Neden anlatamıyorum kendimi? 
Neden yetersiz geliyor kelimeler? 
Neden?
Neden değiştim ben böyle, nasıl değiştim? 
Neden sırıtıyorum boş yere içimde sensizliğin hüznü varken?
Neden?
Neden kendimi, seni düşünmekten alıkoyamıyorum?
Neden sürekli hayaller kurup planlar yapıyorum?
Neden?
Neden bu kadar çok konuşmak istiyorum seninle?
Nasıl ufacık bi kelimen böylesine mutlu edebiliyor beni?
Neden? 
Neden odaklanamıyorum hiçbir şeye? 
Neden kitap okurken aynı satırı anlamayıp, tekrar tekrar okumak zorunda kalıyorum?
Neden? 
Neden hiç aklımdan atamıyorum seni?
Nasıl bu kadar içimdesin? 


Unuttuğumuz Kavram: Maşukluk

Zor bir meziyettir aşk... 
Kolay değildir aşkı bulmak..
Hep aşık olmak istedik çünkü. Maşuk olmayı bilmedik. 
Aşık olduk hep, karşılık bekledik.. 
Bilmedik maşuk olmayı, bizi seveni hiç düşünmedik. 
Sevilmeyi bilmedik.. Seveni düşünmedik, değer vermedik. 
Belki de hep bu yüzden kaybettik.

Kader...

Dertleşmek iyi gelir insana… 
Dertleşiyorum ben de, iyi bir dostumla… 
Anlatıyorum her şeyi. 
Seni...
 Sensizliği… 
‘Kader kardeşim, her şey kader’ diyor sakin bir tavırla.. 
Onun bu sakinliği beni de sakinleştiriyor ve 
düşünmeye itiyor sanki…
                                                  Düşünüyorum… 
                                                                        Kader… 
                                                                                   Sen ve Kader...
Aslında seni görmek, seni sevmek de kaderdi diyorum kendi kendime. 
Ya sonrası..? 
Olacak her şey de kader değil miydi zaten… O zaman dua etmeliydi: 
Kaderim ol..

9 Aralık 2011

Düşünürsün...

Düşünürsün... Düşünür hayaller kurarsın... Senin onun aklına bile gelmediğini bile bile(!)... Zaten budur seni en çok üzen şey.. Sen O'nu düşünür, onla yaşarsın hep, matem dolu düşünceler sarar etrafını... İmkansızlığın içinde biçare kıvranırsın. Ama O ne senden haberdardır, ne de senin bu derbeder halinden... O senden habersiz hayatını yaşar. Sen ise,
Düşünürsün... Düşünür hayaller kurarsın... Senin onun aklına bile gelmediğini bile bile(!)... 



Aşk..

Hep O'nu düşünmektir aşk... Her zaman, her ne yaparsan yap, daima onu düşünmektir.
İstemektir aşk... Her zaman onunla olmak, her şeyde onun olmasını istemektir..
Hayal kurmaktır aşk... Sürekli onda olmak, hep onunla ilgili hayaller kurmaktır.
Kurgulamaktır aşk... Tüm düşünce ve hayallerini her ayrıntısına kadar kurgulamaktır.
Üzülmektir aşk... Tüm düşüncelerinin, isteklerinin ve hayallerinin gerçekleşmeyeceğini bilip üzülmektir.

Aşk..

O'na ulaşmanın mutluluğudur aşk... Her kelimesi tane tane, özenle seçilmiş mesajdır.
Heyecandır aşk... Atacağı en basit bir mesajı, ümit ile korku arasında beklemenin heyecanıdır..
Hayal kırıklığıdır aşk... En büyük hayallerin onun bir cümlesiyle paramparça oluşudur.
Çaresizliktir aşk... Yapabileceğin hiçbir şey kalmayıp ellerinin kollarının bağlanmasıdır.
Ve bekleyiştir aşk... Neyi beklediğini, neden beklediğini ve ne kadar bekleyeceğini bilmeden, biçare, imkansızı(!) beklemektir...


Kanatsız Melek

Koridorda dışarıdan güç alarak etkisini hissettiren acımasız soğuğun etkisi altındayım.. Tek yapabildiğim beklemek.. İçimi ısıtan ve yanımda olmasını dilediğim kanatsız meleği beklemek..